Yine stajlar, yine feryatlar!..
Özel bazı nedenlerden dolayı yazılarıma ara vermek durumunda kaldım. Ancak, birkaç hafta önce stajları konu alan yazıma gelen onlarca e-postaya kulak vermeyi görev bilerek, stajlarda yaşanan sıkıntıların sonuçları üzerinde durmak istiyorum. Umuyorum ve temenni ediyorum ki, turizm işletmecileri bu konulara biraz daha duyarlı olurlar. Yoksa, “turizm sektöründe eğitimli insan yetersiz” diyenleri, bu satırların yazarı başta olmak üzere, bundan böyle kimse ciddiye almayacak!..
Stajlar, bir mesleğe yönelik eğitim alanların kuramsal bilgilerini uygulama olanağı buldukları ortamlardır. Mesleki turizm eğitiminde de; sertifika programları, otelcilik ve turizm liseleri, meslek yüksekokulu turizm programları ile lisans düzeyindeki turizm işletmeciliği programlarında okuyan öğrenciler de, ilgili yönetmelikler gereği staj yapmak zorundadırlar. Her yıl binlerce öğrenci turizm işletmelerinde staj yapmaktadır. Turizm sektöründeki yıllık stajyer sayısının 20 bine yaklaştığını belirtirsek, sanıyorum ki, bu yazıda konu edilen sorunun boyutu daha iyi anlaşılır.
Herkes biliyor ki, son 10-15 yıldır başta konaklama işletmeleri olmak üzere, pek çok turizm işletmesi, stajyerleri çok çok önemli bir “işgücü” olarak görmektedirler. Zira stajyerler, konumları gereği (çırak statüsünde olmalarından dolayı) “ucuz işgücü”nü oluşturmaktadırlar. Stajyerlere yapılan ödemeler genellikle asgari ücretin 1/3’üdür. Hatta herhangi bir ödeme yapmayan işletmeler de bulunmaktadır. Bizler, 20 yıl önce herhangi bir ücret talep etmeksizin staj yapacak tesis bulmakta zorluk çekerdik. Şimdi ise, okullar, Temmuz ayında kapanıyor olsalar bile, stajyerleri için tesis veya işletme bulmakta zorluk çekmiyorlar! Bunu kendi gözlemlerimden de biliyorum.
Şimdi gelelim bir başka tespite!.. Stajlar, aynı zamanda, öğrencilerin turizm sektöründeki çalışma yaşamı ile ilk tanıştıkları dönemlerdir. O nedenledir ki; öğrencilerin turizm sektörünü sevmeleri ve benimsemeleri için “ilk staj dönemleri”nin çok çok önemli bir işlevi ve rolü vardır. Yapılan araştırmalar ve gözlemler gösteriyor ki, öğrencilerin gelecekte sektörde çalışma veya çalışmama düşüncesine yönelten en önemli etkiler, staj döneminde ortaya çıkmaktadır. Yani, pek çok öğrenci staj döneminden sonra, turizm sektöründe çalışma veya çalışmama kararlarını veriyorlar.
Hele hele turizm gibi emek-yoğun bir sektörde, işgörenlerin çalışma, barınma, sosyal güvence ve yönetim gibi hususlardaki sıkıntıların hala devam ediyor olmasının, Türkiye turizm sektörünün önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu daha ne kadar yadsıyacağız? İşgörenlerin, turizm işletmelerinin niteliğini belirleyen en önemli etken olduğunu daha ne kadar gözden uzak tutacağız? Bu konuda vasıflar yönetmeliğinde gerekli değişiklerin yapılması için daha ne kadar bekleyeceğiz? Türkiye turizminde yaşanan sorunları Dünya Kupası’na, kuş gribine, falana filana bağlamayı pek seviyoruz. Ancak, esas sorunlardan birinin, sunulan hizmetin niteliğinin artırılamamasında olduğunu ne zaman anlayacağız?..
Unutulmamalı ki, turizm sektöründe tüketicilere yönelik pazarlama aktiviteleri kadar, işgörenlerin işletmelere bağlılığını artırmaya, onların daha nitelikli hizmet sunmalarını sağlamaya yönelik uygulamalar da önemlidir. Zaten bundan olacak ki, ileri işletmecilik tekniklerini uygulayan ülkeler buna “işgörenlere yönelik pazarlama” adını veriyorlar.
Turizm pazarlamasını “fiyat” ve “dağıtım” odaklı uygulamanın faturası bir gün çıkacaktır. Turizm pazarlamasının diğer beş karması, kendilerine gösterilen ilgisizliğin öcünü er geç alacaklardır!.. Bunu da kimse unutmasın!..